<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Metalurji Genç &#187; Bilim</title>
	<atom:link href="http://www.metalurjigenc.org/category/metalurji-malzeme-bilimi-haberleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.metalurjigenc.org</link>
	<description>Bu “kalıbı” değiştireceğiz!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Jul 2010 12:06:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Bu Ambalaj Afiyetle Yenilebilir</title>
		<link>http://www.metalurjigenc.org/2010/07/bu-ambalaj-afiyetle-yenilebilir/</link>
		<comments>http://www.metalurjigenc.org/2010/07/bu-ambalaj-afiyetle-yenilebilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Jul 2010 10:24:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>betrayer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[ambalaj]]></category>
		<category><![CDATA[bilim ve teknik]]></category>
		<category><![CDATA[biyobozunur]]></category>
		<category><![CDATA[biyoyakıt]]></category>
		<category><![CDATA[featured]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metalurjigenc.org/?p=2308</guid>
		<description><![CDATA[Artık yiyeceğinizi aldığınız gibi sofraya getirir koyar, ambalajıyla birlikte mi yersiniz, yoksa ambalajı sıyırır da öyle mi yersiniz, size kalmış. Ama ABD’deki Tarımsal Araştırmalar Kuruluşu’nun ürettiği yenebilir filmleri mideye indirmek istiyorsanız, bizce sakıncası yok. Çünkü bunlar, yalnızca süt ürünleri işleme süreçlerinin değil, biyoyakıt üretim süreçlerinin de yan ürünlerinin, koruyucu biyobozunur film üretiminde kullanıldığı bir yöntemle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Artık yiyeceğinizi aldığınız gibi sofraya getirir koyar, ambalajıyla birlikte mi yersiniz, yoksa ambalajı sıyırır da öyle mi yersiniz, size kalmış. Ama ABD’deki Tarımsal Araştırmalar Kuruluşu’nun ürettiği yenebilir filmleri mideye indirmek istiyorsanız, bizce sakıncası yok. Çünkü bunlar, yalnızca süt ürünleri işleme süreçlerinin değil, biyoyakıt üretim süreçlerinin de yan ürünlerinin, koruyucu biyobozunur film üretiminde kullanıldığı bir yöntemle üretiliyorlar. Yöntemi geliştiren Kuruluş araştırmacıları, süt proteini kasesinin su ve glise-rolle (gliserol, biyoyakıt üretimindeki bir yan ürün aynı zamanda) bir araya getirilmesiyle, gıdaları ambalajlamada kullanılabilecek, yenebilir ve suya dirençli film üretiminin mümkün olduğunu görmüşler. Süt proteinlerinin yalıtılmasında kullandıkları çözücü, bu açıdan çevre dostu olan karbon dioksit. Bunun seçeneği, çevre açısından her zaman sorun olan sert kimyasal ya da asitler. Etanol üretiminde devreye giren glukoz fermentasyon sürecinin de bir yan ürünü olan karbon dioksiti kullanmak, yenebilir ambalajı hem suya daha dirençli hale getiriyor, hem de ona biyobozunurluk özelliği kazandırıyor. Bu şekilde ortaya çıkan gıda ambalajlama filmleri, parlak, şeffaf ve tümüyle yenebilir özellikte. Üstelik geleneksel ambalajlar gibi birçok gıdanın raf ömrünü uzatıyor, onları hasardan koruyor, oksijen ve neme maruz kalmalarını önlüyor ve görüntülerini de daha cazip hale getiriyorlar. Bu alanda petrokimya ürünleri yerine yenilenebilir kaynakları kullanmakla, daha fazla sayıda biyobozunur ürün ortaya ç›karmak ve atık birikimini azaltmak da olası.</p>
<p><strong>KAYNAK</strong><br />
<em>Bilim ve Teknik web sitesi<br />
USDA/Agricultural Research Service, 2 Temmuz 2007</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metalurjigenc.org/2010/07/bu-ambalaj-afiyetle-yenilebilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Teflondan Kaygan Malzemeyi Bulan Türk Profesöre Ödül</title>
		<link>http://www.metalurjigenc.org/2009/08/teflondan-kaygan-malzemeyi-bulan-turk-profesore-odul/</link>
		<comments>http://www.metalurjigenc.org/2009/08/teflondan-kaygan-malzemeyi-bulan-turk-profesore-odul/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Aug 2009 19:05:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Molibden Nitrür]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Ali Erdemir]]></category>
		<category><![CDATA[R&D Ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[teflon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metalurjigenc.org/?p=1292</guid>
		<description><![CDATA[ABD’nin en büyük laboratuvarlarından Argonne’da çalışan Prof. Ali Erdemir, 7 yıl emek verdiği yeni buluşuyla uygulamalı “R&#38;D Ödülü”nü kazandı.
Dünyaca ünlü 75 bilim adamından oluşan uluslararası jüri, binlerce başvuru arasında Prof. Erdemir’in buluşunu ‘En başarılı 100’ listesine aldı. Adana doğumlu Prof. Erdemir son buluşu bakırlı ‘Molibden Nitrür’ adlı malzemeyle, 4’üncü bilim ödülünü kazanmış oldu. Molibden Nitrur, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>ABD’nin en büyük laboratuvarlarından Argonne’da çalışan Prof. Ali Erdemir, 7 yıl emek verdiği yeni buluşuyla uygulamalı “R&amp;D Ödülü”nü kazandı.</em></strong></p>
<p>Dünyaca ünlü 75 bilim adamından oluşan uluslararası jüri, binlerce başvuru arasında Prof. Erdemir’in buluşunu ‘En başarılı 100’ listesine aldı. Adana doğumlu Prof. Erdemir son buluşu bakırlı<strong> ‘Molibden Nitrür’ </strong>adlı malzemeyle, 4’üncü bilim ödülünü kazanmış oldu. <em>Molibden Nitrur, teflondan 40 kez daha kaygan bir malzeme</em>. Prof. Erdemir 1000’i aşkın araştırmacı bilim adamının çalıştığı Argonne Laboratuvarı’nda, R&amp;D Ödülü’nü dört defa kazanan ilk bilim adamı oldu.<span id="more-1292"></span></p>
<p>Prof. Erdemir, son buluşunu şöyle anlattı:</p>
<blockquote><p>“Bu malzeme, sürtünmeyi asgariye indirerek aşınmayı tamamen ortadan kaldırma özelliğine sahip. Otomotiv, uçak, motor gibi çeşitli sanayilerde sürtünen bilyalar, hareket halinde motor-makine parçalarında, ‘Molibden Nitrur’un kullanılmasıyla enerji kaybı önlenecek, yüzeyler hiç aşınmadığı için enerji etkinliği artacak, verim oranı yükselerek önemli tasarruf sağlanacak.”</p></blockquote>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Prof. Ali Erdemir Kimdir?</span></strong></p>
<p><em>1987 yılından beri ABD’nin Chicago kenti yakınlarında bulunan Argon laboratuvarlarında araştırmalarını sürdüren Prof. Dr. Ali Erdemir, 1977 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Metalürji bölümünden mezun oldu. Daha sonra 2 yıl İskenderun Demir-Çelik işletmelerinde mühendis olarak çalışan Erdemir, master ve doktora eğitimini Georgia Tech’den alan Dr. Erdemir, 1987 yılında Chicago Üniversitesi ve ABD Enerji Bakanlığı’na bağlı çalışan Argon Laboratuvarı’nda çalışmaya başladı. Prof. Erdemir, buluşlarıyla Triboloji biliminde önemli bir yer edindi. 1998 yılında ‘Discover’ ödülüne layık görülen, ayrıca milyonlarca dolarlık araştırma bağışları kazanan Prof. Erdemir’e 1986 yılında, araştırmaları ile ilgili olarak ‘American National Health’ ödülü verildi. Prof. Dr. Erdemir geliştirdiği ve birçok sahada kullanılan buluşları ile, 6 patent hakkı kazandı.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metalurjigenc.org/2009/08/teflondan-kaygan-malzemeyi-bulan-turk-profesore-odul/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tek DVD&#8217;de 2 Bin Film Depolama</title>
		<link>http://www.metalurjigenc.org/2009/07/tek-dvd-de-2-bin-film-depolama/</link>
		<comments>http://www.metalurjigenc.org/2009/07/tek-dvd-de-2-bin-film-depolama/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 21:54:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>vk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[nano rods]]></category>
		<category><![CDATA[nanoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Nanoyapılı Malzemeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metalurjigenc.org/?p=1187</guid>
		<description><![CDATA[Bilimadamları nanoteknoloji sayesinde 10 bin GB&#8217;lik bir ultra DVD 5 yıl içerisinde piyasada olması bekleniyor.DVD büyüklüğü ve kalınlığı şimdikilerle aynı boyutlarda.
Avustralya&#8217;nın Melbourne kentindeki Swinburne Üniversitesi tarafından geliştirilen bu DVD&#8217;nin büyüklüğü ve kalınlığı şimdikilerden farksız. Bilimadamları, geliştirdikleri DVD&#8217;lerle üç boyutlu televizyonlarda ultra yüksek çözünürlükte görüntünün izlenebileceği müjdesini de verdi. Ultra DVD&#8217;lerin gelecek 5 yıl içerisinde piyasada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.metalurjigenc.org/wp-content/uploads/2009/07/19045.jpg" rel="lightbox[1187]"><img class="alignright size-full wp-image-1188" style="margin: 10px;" title="DVD Teknolojisi - Nanoteknoloji " src="http://www.metalurjigenc.org/wp-content/uploads/2009/07/19045.jpg" alt="DVD Teknolojisi - Nanoteknoloji " width="270" height="190" /></a>Bilimadamları <strong>nanoteknoloji</strong> sayesinde 10 bin GB&#8217;lik bir ultra DVD 5 yıl içerisinde piyasada olması bekleniyor.DVD büyüklüğü ve kalınlığı şimdikilerle aynı boyutlarda.</p>
<p>Avustralya&#8217;nın <strong>Melbourne</strong> kentindeki <strong>Swinburne Üniversitesi</strong> tarafından geliştirilen bu DVD&#8217;nin büyüklüğü ve kalınlığı şimdikilerden farksız. Bilimadamları, geliştirdikleri DVD&#8217;lerle üç boyutlu televizyonlarda ultra yüksek çözünürlükte görüntünün izlenebileceği müjdesini de verdi. Ultra DVD&#8217;lerin gelecek 5 yıl içerisinde piyasada olması bekleniyor.</p>
<p>Ultra DVD&#8217;nin ilk örneği olan <strong>&#8216;nano rods&#8217;</strong>, sadece bir yönde hareket eden polarize ışınlar ve gözle görülemeyecek kadar ince altın parçacıklar kullanılarak geliştirildi. Araştırmacılar, <strong>Güney Kore</strong>&#8216;nin <strong>Sa</strong><strong>msun</strong><strong>g</strong> firmasıyla teknoloji transferi konusunda anlaşmaya vardı.<span id="more-1187"></span></p>
<p>Buluşunu <strong>Nature</strong> dergisinde yayımlayan profesör <strong>Min Gu</strong>, <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR2774R('click', 'diskin', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR2774R('over', 'diskin', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR2774R('out', 'diskin', event, this);return true;">diskin</span></span> büyüklüğünü artırmadan data kapasitesini nano yapılı materyallerle nasıl yükseltebileceklerini gösterdiklerini belirtti.</p>
<p>Araştırma ekibinden doktor <strong>James Chon</strong> ise, polarizasyonun 360 derece döndürülebildiğini, örneğin sıfır derecelik bir polarizasyona bir veri katmanı, onun üzerine de 90 derecelik polarizasyonda başka bir veri katmanı kaydedebildiklerini ve bu katmanların birbirleriyle çakışmadıklarını ifade etti.</p>
<p>Bir DVD, <strong>8,5 GB</strong>&#8216;lık bilgi alıyor ve bir film için yeterli görülüyor. Bunun yerini mavi ışınlı <strong>50 GB</strong> kapasiteli diskler almıştı. Ancak ultra DVD&#8217;ler 10 bin GB yani <strong>10 terabaytlık</strong> kapasiteye ulaşmış oldu. Standart DVD&#8217;lerin çoğu biri diğerinin yukarısında olmak üzere iki katmandan oluşuyor. Lazer okuyucu, önce birinci katmanı sonrasında ise ikinci katmanı okuyor. Ultra DVD&#8217;lerde bunlara ışığın rengi ve yönü olmak üzere iki boyut daha eklendi. Profesör Gu, yeni boyutların, ultra DVD&#8217;leri geliştirmede anahtar rol oynadığını aktardı.</p>
<p>Araştırmacılar, renkler kullanarak gözle görülemeyen<strong> altın parçacıkları</strong>nı diskin yüzeyine kullandılar. Belirli ışık ve renk dalga uzunluklarının birbirleriyle uyumlu olduğunu ve bunun da diskin aynı fiziksel bölgesine farklı renk aralıklarında bilgi kaydetmesine olanak sağladığını tespit ettiler. Yine sadece bir yönde titreşim sağlayan ışın dalgalarıyla destekli polarize ışınlar kullanılarak ekstra bilgi yükleme olanağı da sağlandı. Polarize edilen bu ışınlar, özel bir filtre kullanılarak bloke edilebiliyor.</p>
<p>Tüketicilerin ultra DVD&#8217;leri kullanabilmesi için yeni bir DVD okuyucu almaları gerektiği de belirtildi. Bu teknolojinin 3 boyutlu televizyon ya da ultra yüksek çözünürlük teknolojisinin kullanılmasına ön ayak olacağı da ifade edildi.</p>
<p><em>Kaynak: İnternetHaber</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metalurjigenc.org/2009/07/tek-dvd-de-2-bin-film-depolama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Metal Yerine Tahta Protez</title>
		<link>http://www.metalurjigenc.org/2009/06/metal-yerine-tahta-protez/</link>
		<comments>http://www.metalurjigenc.org/2009/06/metal-yerine-tahta-protez/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 2009 04:45:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>betrayer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Faenza]]></category>
		<category><![CDATA[gözenek]]></category>
		<category><![CDATA[metal]]></category>
		<category><![CDATA[protez]]></category>
		<category><![CDATA[Seramik Teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[tahta]]></category>
		<category><![CDATA[titanyum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metalurjigenc.org/?p=1167</guid>
		<description><![CDATA[İtalyan uzmanlar, tahtadan yapılmış kemik protez maddesi geliştirdi.
Faenza kentinde bulunan Seramik Teknolojisi ve Bilimi Enstitüsü’nde görevli uzmanlar tahtadan elde edilen beyaz maddenin kimyasal olarak kemikten bir farkının olmadığını açıkladı. Uzmanlar, gözenekler ve kanallar sebebiyle tahtanın vücuda titanyumdan daha kolay entegre olabilme özelliğine dikkat çektiler. Kemikle benzer yapıda olmasına rağmen, aşınma ve çürüme riskinden dolayı protez [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İtalyan uzmanlar, tahtadan yapılmış kemik protez maddesi geliştirdi.</p>
<p>Faenza kentinde bulunan Seramik Teknolojisi ve Bilimi Enstitüsü’nde görevli uzmanlar tahtadan elde edilen beyaz maddenin kimyasal olarak kemikten bir farkının olmadığını açıkladı. Uzmanlar, gözenekler ve kanallar sebebiyle tahtanın vücuda titanyumdan daha kolay entegre olabilme özelliğine dikkat çektiler. Kemikle benzer yapıda olmasına rağmen, aşınma ve çürüme riskinden dolayı protez için elverişli bir madde olmayan tahtanın, gözenekli yapısı muhafaza edilerek temel elementlerinin kemik yapısına dönüştürüldüğü kaydedildi.</p>
<p><em>Kaynak : Milliyet</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metalurjigenc.org/2009/06/metal-yerine-tahta-protez/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karbon Nanotüpler Kıkırdak Yenilenmesinde Kullanılıyor</title>
		<link>http://www.metalurjigenc.org/2009/04/karbon-nanotupler-kikirdak-yenilenmesinde-kullaniliyor/</link>
		<comments>http://www.metalurjigenc.org/2009/04/karbon-nanotupler-kikirdak-yenilenmesinde-kullaniliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2009 00:46:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CHEyhun</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[karbon nanotüp]]></category>
		<category><![CDATA[kıkırdak]]></category>
		<category><![CDATA[malzeme]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metalurjigenc.org/?p=773</guid>
		<description><![CDATA[ilim adamları uzun süredir kıkırdak zedelenmesinin tedavisi üzerinde uğraşıyorlar. Bir yöntem kıkıdağın şok emme görevini taklit eden yapay bir jel enjekte etmek. Maalesef bu çözüm kısa vadeli, jeli belli zaman aralıkları ile tekrar enjekte etmek zorundasınız.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim adamları uzun süredir kıkırdak zedelenmesinin tedavisi üzerinde uğraşıyorlar. Bir yöntem kıkıdağın şok emme görevini taklit eden yapay bir jel enjekte etmek. Maalesef bu çözüm kısa vadeli, jeli belli zaman aralıkları ile tekrar enjekte etmek zorundasınız. Brown Üniversitesi nanoteknoloji uzmanı Thomas Webster kıkırdak hücrelerini kendisine çeken karbon nanotüpten yapılmış bir yüzey üreterek kıkırdakları yenileyebildi. Çalışma Journal of Biomedical Materials Research, Part A dergisinde yayınlandı.<span id="more-773"></span></p>
<p>Webster&#8217;ın grubu karbon nanotüplerin kondrositleri [kıkırdak hücresi] kendisine çektiğini fark etmişler. Karbon nanotüplerin yüzeyi biraz engebeli olduğunu için, doku yüzeyini andırıyor ve hücreler nanotüp yüzeyini üremek için uygun bir ortam olarak görüyor. &#8220;Bir nevi vücudu aldatıyoruz&#8221; diyor Webster. Ayrıca, hücrelere elektrik sinyalleri uygulayarak hücrelerin daha sık büyümesi sağlanıyor.</p>
<p>Grup, metodu önce hayvanlarda daha sonra insanlarda deneyecek.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-774" title="Karbon Nanotüp" src="http://www.metalurjigenc.org/wp-content/uploads/2009/04/500kat.jpg" alt="Karbon Nanotüp" width="143" height="118" /> <img class="alignnone size-medium wp-image-775" title="Kıkırdak doku yapıtaşı Kollajen" src="http://www.metalurjigenc.org/wp-content/uploads/2009/04/collagen-450x316-300x210.jpg" alt="Kıkırdak doku yapıtaşı Kollajen" width="171" height="118" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metalurjigenc.org/2009/04/karbon-nanotupler-kikirdak-yenilenmesinde-kullaniliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nanoyapılı Malzemeler</title>
		<link>http://www.metalurjigenc.org/2009/03/nanoyapili-malzemeler/</link>
		<comments>http://www.metalurjigenc.org/2009/03/nanoyapili-malzemeler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2009 15:33:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>betrayer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Boston]]></category>
		<category><![CDATA[Dunwei Wang]]></category>
		<category><![CDATA[nanobelt]]></category>
		<category><![CDATA[nanoset]]></category>
		<category><![CDATA[nanowire]]></category>
		<category><![CDATA[Nanoyapılı Malzemeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metalurjigenc.org/?p=741</guid>
		<description><![CDATA[Boston’da bir grup araştırmacı tarafından; esnek , tek kristalli “nanowire” ağı geliştirmek üzere basit kimyasal bir metot geliştirildi.
Araştırmacılar; bir H2 ortamında TiCl4’ın SiH4 ile tepkimesi için kimyasal buhar çöküntüsünün çeşitli tekniklerini kullanarak, tek kristal yapılı TiSi2 “nanowire” üretmişlerdir. Araştırmacıların ‘nanoset’ olarak adlandırdığı; serbest duran iki boyutlu TiSi2 “nanowire” ağları çok ince olmasına rağmen birkaç mikron [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Boston’da bir grup araştırmacı tarafından; esnek , tek kristalli<strong> “nanowire”</strong> ağı geliştirmek üzere basit kimyasal bir metot geliştirildi.</p>
<p>Araştırmacılar; bir H2 ortamında TiCl4’ın SiH4 ile tepkimesi için kimyasal buhar çöküntüsünün çeşitli tekniklerini kullanarak, tek kristal yapılı TiSi2 “nanowire” üretmişlerdir. Araştırmacıların<strong> ‘nanoset’ </strong>olarak adlandırdığı; serbest duran iki boyutlu TiSi2 “nanowire” ağları çok ince olmasına rağmen birkaç mikron genişliği üzerinde karmaşık bir yapıdır.<span id="more-741"></span></p>
<p>Dunwei Wang; “Amaç yüzeysel alanı artırmak ve yüzeysel alandan ödün vermeden maddenin yapısal bütünlüğünü korumaktı”<span> </span>diye ifade etti. “Nanoset” ler bir katalizöre gerek duymadan kendiliğinden oluşur fakat üretmesi bir, üç ya da kendisi gibi iki boyutlu “nanowire” yapılarını üretmekten çok daha zordur. Tek kristalize edilmiş 90 derece açıda bir araya<span> </span>getirilmiş 25nm genişliğinde ve 15nm kalınlığında<span> </span>“nanobelt”lerden oluşmuş ağ benzeri bu yapı çok kararlıdır (sabittir). Aynı zamanda bunlar hayli iletkendirler ki bu özellik de onları nanoelektronik uygulamalarında<span> </span>kullanılabilmelerini sağlar.<span> </span></p>
<p>Dunwei Wang; “Bahsedilen özellikleri ile bu yapılar, enerji yalıtımı ve diğer ilişkili uygulamalarda<span> </span>hayli çekici hale gelmektedir. Biz, enerji uygulamalarında yüksek verimlilik sağlamak için de bu yapılardan faydalanmak istiyoruz” diye eklemektedir.</p>
<p><strong><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">Kaynak:</span></strong> <a href="http://www.materialstoday.com/archive/2008/11-10/news06.html">http://www.materialstoday.com/archive/2008/11-10/news06.html</a><br />
<strong><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">Haber:</span></strong> Cordelia Seal</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metalurjigenc.org/2009/03/nanoyapili-malzemeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Bir Mineral: Meridianiite</title>
		<link>http://www.metalurjigenc.org/2009/01/yeni-bir-mineral-meridianiite/</link>
		<comments>http://www.metalurjigenc.org/2009/01/yeni-bir-mineral-meridianiite/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2009 13:37:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>betrayer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Antartika]]></category>
		<category><![CDATA[IMA]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Teknik Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kimya Mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[mineral]]></category>
		<category><![CDATA[nasa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://metalurjigenc.com/?p=643</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kimya Mühendisliği mezunu olan ve halen Hollanda’da Delft Teknik Üniversitesi’nde kimya mühendisi olarak görev yapan Dr. Elif Genceli, doktora çalışması sırasında, Antartika buzulunda adını “Meridianiite” verdiği yeni bir mineral keşfederek uluslararası literatüre girdi.
Dr. Genceli, adını “Meridianiite” koyduğu ve formülü “MgSO4.H2O” olan ve International Mineral Association’dan (IMA) onay alarak literatüre giren mineralin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kimya Mühendisliği mezunu olan ve halen Hollanda’da Delft Teknik Üniversitesi’nde kimya mühendisi olarak görev yapan Dr. Elif Genceli, doktora çalışması sırasında, Antartika buzulunda adını “Meridianiite” verdiği yeni bir mineral keşfederek uluslararası literatüre girdi.<span id="more-643"></span></p>
<p>Dr. Genceli, adını “Meridianiite” koyduğu ve formülü “MgSO4.H2O” olan ve International Mineral Association’dan (IMA) onay alarak literatüre giren mineralin hikayesini şöyle anlattı: “2005 yılında, MgSO4’ün (Magnezyum sülfat) düşük sıcaklıktaki molekül yapısı ’MgSO4.H2O’nun bilimsel literatürde hatalı kayıtlı olduğunu bulmuştum. Molekülün mineral olduğunun ispatı için dünya üzerinde herhangi bir yerde doğal olarak oluştuğunun kanıtlanması gerekiyordu. Yaptığım araştırmada bunun Antartika buzulunda olabileceğini düşündüm. 2007 yılı Ocak ayında Japonya’ya gittim, orada Antartika buzulunda ve Hokkaido Adası-Saroma Gölü’ndeki deniz tuzunda bu minerali buldum.”</p>
<p>Japonya’dan Hollanda’ya dönünce IMA’ya buluşa ilişkin bir teklif götürdüğünü anlatan Dr. Genceli, aynı zamanda NASA için çalışan Prof. Dr. Ron Peterson adlı araştırmacının da Kanada’nın kuzeyinde bir ağacın gövdesinde minerali bulduğunu öğrendiğini ve uzun görüşmeler sonucunda buluşun her ikisinin adına kayıt altına alındığını anlattı. İTÜ Makine Fakültesi öğretim üyelerinden merhum Prof. Dr. Osman Feyzi Genceli’nin kızı olan Dr. Elif Genceli, çocukluğundan beri hep araştırmaya özendirilerek büyütüldüğünü, konu üzerinde uzun süre ve sabırla çalıştığını dile getirdi.</p>
<p>Küçüklüğünden beri en büyük hayalinin akademisyen olmak olduğunu söyleyen Dr. Genceli, çalışmasında molekülü önce laboratuvarında sentezleyip sonra da Antartika buzulunda bulduğunu ifade etti.Bu arada, kimya mühendisliği eğitimi alan, kristalizasyon ve ayırma teknolojileri alanında çalışmaları olan Dr. Genceli, bir minerolog olmamasına karşın NASA’nın bilim adamları ve güçlü olanaklarına karşı eş zamanlı yaptığı bu çalışmayla literatüre girerek, başarısının değerini bir kat daha artırdı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metalurjigenc.org/2009/01/yeni-bir-mineral-meridianiite/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Piezoelektrik Malzemeler ve Enerji</title>
		<link>http://www.metalurjigenc.org/2009/01/nanoteknoloji-piezoelektrik-malzemeler-ve-enerji/</link>
		<comments>http://www.metalurjigenc.org/2009/01/nanoteknoloji-piezoelektrik-malzemeler-ve-enerji/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jan 2009 22:03:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>vk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Feynman]]></category>
		<category><![CDATA[nanoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[piezoelektrik]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tahir Çağın]]></category>
		<category><![CDATA[yakıt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://metalurjigenc.com/?p=601</guid>
		<description><![CDATA[Türk ve ABD&#8217;li bilim insanlarının ortak çalışmasıyla, vücut hareketi, ısı ve titreşimi enerjiye çevirmede kullanılan malzemeler, saç telinden 5 bin kat incelikte üretildi. Böylelikle kendi enerjisini üreten malzemelerin yolu açıldı.
Nanoteknolojiyle geliştirilen “piezoelektrik malzeme”lerle gelecekte hayal gibi gösterilen kendi enerjisini üreten otomobiller ve güdümlü ilaç sistemlerinde yeni çözümler geliştirilmesinin de yolu açıldı.
Nanoteknoloji üzerine özgün araştırmaları nedeniyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk ve ABD&#8217;li bilim insanlarının ortak çalışmasıyla, <strong>vücut hareketi, ısı ve titreşimi enerjiye çevirmede</strong> kullanılan malzemeler, saç telinden 5 bin kat incelikte üretildi. Böylelikle kendi enerjisini üreten malzemelerin yolu açıldı.</p>
<p><strong>Nanoteknoloji</strong>yle geliştirilen <strong>“piezoelektrik malzeme”</strong>lerle gelecekte hayal gibi gösterilen kendi enerjisini üreten otomobiller ve güdümlü ilaç sistemlerinde yeni çözümler geliştirilmesinin de yolu açıldı.<span id="more-601"></span></p>
<p>Nanoteknoloji üzerine özgün araştırmaları nedeniyle 1999&#8242;da dünyanın en prestijli ödüllerinden <strong>Feynman Nanoteknoloji ödülü</strong>nü alan ve alternatif yakıt teknolojileri üzerinde 20 yıldır ABD ve Türkiye&#8217;den pek çok araştırma grubuyla çalışan <strong>Teksas Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahir Çağın</strong>, piezoelektrik malzemelerin bazı kristal ve seramik materyallerde bulunduğunu ve bu malzemelerin yıllardır elektronik ve mekatronik aygıtlarda yaygın biçimde kullanıldığını anlattı.</p>
<p>Bu malzemelere baskı uygulanması ya da esnetilmesi sonucu oluşan kutuplaşma ile kendi enerjilerini üretebileceğini anlatan Çağın, &#8220;bu malzemelerin ayrıca ayak ve vücut hareketlerinden elektriğin üretebileceğini ve böylece kendini ısıtan kıyafetlerin yolu açılacak. Yada ısı ve titreşim olarak kaybedilen enerjinin bir bölümünü dönüştürerek kendi enerjisini üreten otomobiller yapılabileceğini, güdümlü nano ilaç taşıyıcı sistemleri ile kendi enerjisini üreten küçük ilaç kapsüllerini ürettikleri enerjiyi kullanarak vucutta istedikleri yere yollayabileceklerini&#8221; söyledi</p>
<p><strong>HAYAL TEKNOLOJİLER 15 YIL SONRA GERÇEKLEŞECEK</strong><br />
Çağın, mekanik enerjiyi kullanılabilir elektrik enerjisine çeviren piezomalzemelerin üretildiği materyallerin kimyasını, alaşımlarını ve nano yapılarını optimize etmeyi hedeflediklerini belirterek şöyle konuştu:<br />
“Özellikle <strong>fosil yakıtlara</strong> dayanan teknolojilerin yerine koyacağımız <strong>yeni enerjileri</strong> araştırıyoruz. Çalışmalarımızla zaten kullanılan bu piezoelektrik malzemeleri maksimum verim alacak seviyeye getirdik. Fosil yakıtların yerine sürdürebilir üretim ve yaşam bağlamında kayıp ısıyı kullanılabilir enerjiye dönüştüren termoelektrik sistemler, hidrojen ekonomisinde önemli rol oynayacak yakıt pilleri için hidrojen depolama ve taşıyıcı sistemler, yüksek verimli katalizörler ve membranlar ışık enerjisinin dönüştürülmesinde önemli kazanım sağlayacak nano sistemler yürüttüğümüz araştırmaların odağını oluşturuyor. Bu nano yapılı malzemeler, örneğin bir ilacı taşıyan kapsülün vücudun belirli bir yerine gönderilmesi için etraftaki mekanik enerjiyi kullanmasında nano yapılı jenerator olarak kapsülün yapısında kullanılabilir. Bu nano yapılı piezomalzeme ilaç taşıyıcı kapsülleri güdümleme için gerekli küçücük enerjileri taşıma ortamında var olan salınımlardan kendileri üretebilecek.</p>
<p>Bu salt mekanik enerjinin dönüştürülmesiyle sınırlı değil, benzer şekilde atık ısı, güneş enerjisinin dönüştürülmesinde de verimin uygun teknolojik cihazlarla en yükseğe çıkartılması mümkün.&#8221;</p>
<p>Çağın, tüm dönüştürücülerin yüksek teknoloji cihazlarında hali hazırda kullanıldığını, verimin optimize edilmesiyle bunların yakın gelecekte tüketicilerin de kullandığı gündelik aygıtlarda yer bulacağını da kaydederek, “Bunlar şu an hayal gibi, ancak 5-10 sene sonra insanlar bunları sıklıkla kullanabilecekler” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Çağın, çalışmalarının uluslararası bilim dergileri <strong>Physical Review, Applied Physics Letters, Chemical Physics</strong>&#8216;de yayınlandığını, benzer konularla ilgili patent başvurularının olduğunu da sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metalurjigenc.org/2009/01/nanoteknoloji-piezoelektrik-malzemeler-ve-enerji/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
